PAYLAŞIMLARA DEVAM; ÖNEMLİ KONULAR İÇİN KÜÇÜK BİR MOLA

Kıymetli dostlarımın yazılarıma bir müddet ara verişimin sebebini sormaları üzerine…

PAYLAŞIMLARA DEVAM; ÖNEMLİ KONULAR İÇİN KÜÇÜK BİR MOLA

Tabii bu günlerde çok başka mevzular üzerine kalem gezdirmek arzusu içindeydim lakin vatan sathındaki hakim gündem “siyaset” olduğu için açıkçası yazdıklarımın ortada kalmasını arzu etmedim. Son derece faideli mevzuların “politika” denen rüzgarlı ve kokuşmuş dehlizlerde kaybolup gitmesini istemedim.

Meselâ senei devriyesi geldi, Çanakkale ile ilgili anlamlı yazılar yayınlamayı planlıyordum. Gözünü kırpmadan şehit olmak için çırpınan Ecdâd’ın sahip olduğu ruha dâir…

Vazgeçtim.

Ve konuşacak o kadar çok şey var ki esasen, başka dünyevi mevzulara istesekte vakit ayıramıyacağımız…

Yeryüzündeki Müslüman câmiaları, toplulukları, toplumları tek tek sizlere anlatmayı planlıyordum; Afrikalısı, Asyalısı, Avrupalısı, Amerikalısı… Nasıl yaşıyorlar İslam’ı? Kabile kabile, boy boy, soy soy… Günlük yaşamları? Telakkileri, hayata yaklaşımları, problemleri, beklentileri, umutları, hayalleri… Bunları sizlerle paylaşmak istiyordum.

Acaba “ümmet” olarak 21. asrın genç nesli için neler yapılmakta ve neler yapılmalı?

Modern Dünya Müslümanları’nın dinsel, tinsel, tensel, ekonomik, kültürel, coğrafi, tarihsel ve güncel meseleleri…

Günümüz dedeleri, neneleri, babaları, anneleri, çocukları…

Her biri bir birinden farklı tarihsel ve geleneksel halleriyle cemaatler… Yollar, tarikatler, hizipler, meşrepler…

Ve tabi ki yakinen bildiğiniz yurdum insanı… Ama Dünya’nın gözüyle, uzak diyarların dürbünüyle… Dünya’dan nasıl göründüğümüze dâir… Bizlerden korkanlar, bizlerle korkutanlar, bizlerle korkutulanlar, bizleri sevenler, sevmeyenler, bizimle gurur duyanlar, hâlâ bizi, Türkleri, Osmanlıları bekleyenler… Aslını, neslini Osmanlı olarak gören kara tenli Afrikalılar, mavi gözlü Arianlar, kahve derili İndianlar, Berberîler, Tuarekler, sünni Tamiller, İstanbullu Afganlar, tasavvufla İslam’a yakınlaşan Teksaslılar, Kaşgarlı Yusuflar, Jakartalı Mahmutlar…

Daha neler ve neler…

Hakk Dâvâ’nın, Hakikat Dini’nin, Semavat ve Arz Güneşi’nin bizden istediği “iç temizlik, dış temizlik, kalbî temizlik, fikri temizlik, çevre temizliği” gibi ehemmiyetli şeyleri ve “İnsan sevgisi, hayvan sevgisi, nebâtât ve tabiat sevgisi” gibi zarûrâtı imâniyeyi sizlerle mütâlaa etmeyi o kadar çok arzu ediyordum ki!

“İnsânı kâmil” mefhumu üzerinde günlerce konuşmak, bunu maziden ve hâlden nice çarpıcı delillerle misallendirmek, kalplerin fethini, yüreklerin İslam’a ısındırılmasını ve bu fethedilmiş kalplerin, ihya edilmiş yüreklerin itmi’nan yolculuğundaki serüvenlerini eşelemek, bu vesileyle mehmâ imkân birkaç güzel fikri gün yüzüne çıkarmak…

Ama gelin görün ki bugün yazdığım ve yazacağım onca dökümanı şimdilik klasörlerimde tutmanın faideli olacağını düşünüyorum. Kanımca ve kanâatimce kıymet verdiğim bu yazılarımın, tüm dikkatlerin “sandıklara” kilitlendiği şu zeminde takdirlerinize sunulamıyacağı, satırlara dökülenlerin zamanlama, ilgiyi cezb ve öğrenme heyecanını tedarik etmede zaafa uğrayacağı fikrindeyim.

Galiba şimdilik kendi dost ve kardeş çevremizle özel dâirede bu güzel mevzular ummanında limandan limana yelken açmaya devam etmek düşüyor bize. Yazılardan çok, sözler, söyleşiler derdimizin, dertlerimizin lisanı olacak.

Yani kısaca herkes başını sandıklardan kaldırıp “evet nerede kalmıştık?” diyene dek “kendi bahçemizde oynayıp, kendi sâhilimizde yüzüp, kendi kabuğumuzda demleneceğiz.”

Böylece derde deva birçok bilgi ve mâlûmât, arz ve tâlep dengesinin kaçınılmaz neticesine boyun eğecek.

Ne yapalım, Dünya’da yaşıyoruz; hayâtın gidişatına “ihtiyaçlardan çok istekler” yön veriyor. Tâ ki tüm ön ve son sözleri söyleyen Allah sözünü söyleyene dek…

Dediğim gibi; seçimler bitip, kazananlar kazanıp, kaybedenler kaybedip, sebepler ve sonuçlar üzerine krıtikler bitip, çöpçüler sokakları süpürüp hayat “umarım” normale döndüğünde, dostlar! Burada sizi bekliyor olacağım; biraz daha okumuş, biraz daha tefekkür etmiş, biraz daha bilgilenmiş, bir fazla gayrı müslimin müslüman olmasına yardımcı olmuş ve “birazcık” daha yaşlanmış bir Ahmet Kemal olarak…

Derûnî hürmet ve muhabbetlerimle efendim,

Ahmet Kemal ÖNCÜ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s