BULUTLARIN ARASINDAN

Image

Dün, çok önemli, çok değerli bir beyefendiyle beraberdik. Açıkçası bu görüşmeden evvel karşıma bu denli kibar bir İstanbul beyefendisinin çıkacağını tahmin etmemiştim. Son derece nazik ve nazenin bir üslûpla karşıladı beni. Yaşça bendenizden hayli büyük olmasına rağmen bu genç adamın karşısında gösteriği mütevaziliğe doğrusu hayran oldum.

Tevazu; zaten hep hayran olduğum bir haslet olmuştur.

Buluştuğumuzda yıllardır tanışıyormuşuzcasına kucaklaştık. Sadır sadıra, kalp kalbe…

Güzel ve temiz bir ofisi vardı. Buyur etti, oturdum… Bir saate yakın asıl konuşmak istediğim mevzunun dışında şeylerden konuştuk. Dünyadan, İslam âleminden, müslüman gençliğin meselelerinden ve çözüm yollarından, yakın geçmişten ve uzak geçmişten, Rasülullah’tan (Sav), Ashabı Kiram’dan, şanlı ecdadımızın vizyonundan, kadim cedlerimizin Câlibi hayrân ufkundan ve asrımızın Sahâbe torunu neslinden, mazlum ve çilekeş Ulu’lardan, dünyayı terketmiş, ahireti kucaklamış Allah’ın sevgili kullarından konuştuk…

Bir ara, çaylarımızı yudumlarken kısa bir sessizlik oldu. Kısa bir tefekkür arası. Yarım dakikalık uzak ufuklara dalgın dalgın bakış…

Tam zamanı olduğunu düşündüm ve derince nefes aldım, gözlerimi gözlerine rabt ederek sordum.

Uykudan uyandırılmış gibi dikkatini toplamaya çalışarak yüzüme baktı. Sanki o da bu suali kendisine sormamı bekliyordu. Kimbilir belki de hiç beklemiyordu…

Tüm beyefendiliğiyle beni dinledi.

“Hakkınızda çok şey duydum efendim” dedim. “Ve doğrudan size sormak istiyorum. Cevabınızı da merak ediyorum. Teşkilatınızı gerçekten terkettiğiniz doğru mu?..”

Sualim onu şaşırtmadı. Ancak cevaplamakta birazcık tereddüt ettiğini hissettim.

Tekrar gözlerini gözlerimden ayırdı. Onca tecrübenin yükünü omuzlamış, anlamlı bakışların sudur ettiği gözler… Yüzünü pencereden gözüken dağlara doğru çevirdi. Bir müddet bekledi ve “Efendim” dedi. “Yıllarca dünyanın her yerinde binlerce, on binlerce insanı belli bir istikamete doğru sevketmeğe çalıştım. Bu vazifeyi Allahın ihsanı bildim. Dini mübini İslama hizmet ettiğim inancıyla koşturdum, sa’yü gayret ettim. Fakat bir müddet sonra ‘İslam’a hizmetin’ neticesinde gerçekten ortaya bir hizmet çıkması lazım değil mi diye sormaya başladım kendime…”

Yüzünde yılların birikmiş, katkat olmuş hüznü vardı. Yaslanarak konuştuğu koltuğundan öne doğru doğrularak ve ses tonuna biraz daha vurgu katarak:

“İslam’a hizmet etme gayretinin neticesinde, gerçekten İslam dinine, İslam’ın bağlıları olan Müslümanlara, din ve iman namına bir faide olmalı değil miydi efendim!..” dedi.

Dikkatle dinliyordum.
Başımla sessizce tasdik ettim.

“Binlerce insan, yıllarını, yollarını, gönüllerini verdi, bizlerle beraber oldu. Onların maddi manevi sahip oldukları herşeyi ‘hizmet’ namı hesabına kullandık. Ancak yıllar geçtikten sonra şöyle geriye dönüp baktığımda, o bize destek veren insanların kendileri, çocukları, çevreleri hâlâ aynı kişiler idi. Yani bizimle tanıştıklarında nasıllarsa öylelerdi. Bil’asâle kendi kendilerine dinlerini el yordamıyla öğrenmeye çalışan çok ama çok az insan müstesna, birlikte ‘hizmet’ ettiğimiz insanlar ömürlerini bomboş geçiriyorlardı. Mesela bizimle tanıştıklarında Kitabımız Kur’an’ı okumayı bilmiyorlardı. Onca yılın ardından dönüp baktığımızda yine bilmiyorlardı. Üzerlerine farz olan namazlarını dahi kılabilecek sureleri layıkıyla okuyamıyorlardı. Beşikten mezara kadar üzerimize farz, elzem üstü elzem olan ‘ilmihal bilgilerine’ sahip değillerdi. İmanlarını, nikahlarını koruyabilecek dini bilgileri bile yoktu. Yıllar sonra ‘bu insanlarda müsbet yönde ne değişti?’ diye sorduğumda, maalesef kayda değer bir değişim göremiyordum. Aynılardı. Neredeyse tamamıyla boşa geçmiş, heba edilmiş yıllar!..”

Gözleri doldu. Konuşmakta zorlandı.

Nefes aldı ve devam etti.

“Nihayet zaman sonra bir mümin olarak kendime sormaya başladım. Bunca koşturma, emek, yüzbinlerce insan, milyarlarca para ne için?! Kim için? Hangi hizmet, hangi emel için?

Açıkçası yıllar sonra benimle beraber aynı yöne koşan dostlarıma, kardeşlerime baktığımda, inanmış ama cehaletlerinden hiç bir şey değişmemiş bir yığın insanı gördüm.

Bir şeylerin ters gittiğini anlamaya başladım. Bir şeyler yanlış yapılıyordu.
‘Hizmet’ hayatım boyunca dünyada farklı farklı dini topluluk, grup ve cemaatlerle karşılaştım. Bidayetten beri her müslümana karşı bir muhabbetim vardır. Hiç bir kişi yada kuruluşu ayırdetmeden, severek ve isteyerek gider onları kucaklar, ziyaret ederdim. Onların, o İslami grupların bazılarındaki İslami gayret ve samimiyeti gördükçe hayran oluyordum. Birçoğu bizim binde birimiz bile imkana sahip değillerdi . Ancak bizden bin kat daha fazla İslam’a ve İnsan’a hizmet üretiyorlardı. İnsanları doğru yola, cenneti âlâya, Rızayı İlahiye sevk ediyorlardı.
Evet, işte neticede yıllar geçtikçe bulunduğum yerden ve yoldan rahatsız olmaya başladım ve Rabbimin inayetiyle bugün şimdi bu noktadayım.”

Bu konuşma ve sessiz dinleyiş bir saat kadar devam etti.

Bittabii buraya aktaramadığım konuşmamızın kalan kısmı, devam eden bir saat boyunca onun anlattıkları belkide kıyamete kadar hep benimle kalacak..
Ancak bu iki kardeşin kardeşâne sohbetini bir kısmıyla da olsa sizlerle paylaşmadan edemedim.

Yıllarını “bir ulu dava hissiyle”, -ömrü heder- misali sarfetmiş, 70’li yaşların eşiğinde hakikatlerle yüzleşmiş, ömrünü “dava”sına adamış bir müslümanın, gerçek bir entelektüelin samimi itirafını aktardım size…
Dün görüştüğüm bu cesur dimağın üzerinde, yıllar yılı mukaddes duygularla istismar edilmiş olmaktan çok, o “istismar hareketinin” bir ferdi, hem de en önde giden bir ferdi olmanın üzüntüsü vardı; “Kullanılmış” olmaktan çok, senelerce, bilmeyerek, ehli İslam’ı “kullanmış” olmak…

İşte bu seyahatime de hayatım boyunca unutamıyacağım bu tanışma, samimi itiraflarla dolu bu konuşma damgasını vurdu.

Derin düşüncelerle, yurduma, yuvama, İstanbul’uma dönüyorum şimdi.

Yıllar evvel Allah’ın rızası için girdiği teşkilatını, bugün yine Allah’ın rızası için terkeden o Adam’a duyduğum derin saygıyla..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s